Günler hızlı geçmiyor, yıllar hızlı geçiyor. Gerçi zamanın genel akışıyla ilgili hislerim, hiç de eskisi gibi olmadığı şeklinde. Arada duruyor, birden hızlanıyor, hatta çok...
Kendimi suçlu hissediyorum.Dostlarıma arkadaşlarıma karşı... Onları aramamaktan, onları sevdiğimi gösterememekten, bir kısa mesaj, bir iki satıra bile üşenmekten, bu genel vazgeçmişlik halimden ötürü...Kendime karşı... Kendime...
Cuma okulların son günü. Sabah okula gideceğiz, kısa bir tören ve karneler dağıtılacak. Kızımı kaldırmayı başaramıyorum, sürekli "bir dakika daha uyuycam" diyor. Saat neredeyse...
Dün; "yeter artık yeni bir şeylere ihtiyacım var, taksitle öderim" diyerek, kızımla birlikte aldığım pantolonu ve diğer tadilata verilecek şeyleri terziye götürmek,...
27 Şubat CumaHafta içi her sabah olduğu gibi, okula yetişme telaşı içindeyiz... Kızım, "anne ben kendimi kötü hissediyorum, bugün okula gitmek istemiyorum", diyene kadar..."E peki...
30 Aralık 2008 sabahı. Kızımı okula bıraktım oradan bankaya. gidiyorum... Nafaka 2 gün gecikmeli de olsa yatmış. Bankamatikden parayı çekerken küfrediyorum, yine kart kesintisi yapmışlar....
İçimde tuhaf bir hüzün var. Büyümekte ve değişmekteyim ama, büyümek zorunda kalmanın hayal kırıklığı çok büyük...Biraz daha çocuk kalabilseydim olmaz mıydı? Yaşamın içinde zaten duygularım...
Başım çatlıyor. Eski kocam, arada başıma elini koyar, "çok ısınmış gene!" diye dalga geçerdi. Aslında gerçek payı var tabii, fazla düşününce insanın tepesi yanıyor(!)...benim ayrıca...
Bir yanım yazmak için yanıp tutuşsa da, öbüre yanım "dur bir bakalım!" diyip duruyor. Neden duruyorsam? Erteledikçe erteliyorum, sanki ertelendikçe, daha çok yazacak şey çıkacak....
Hayat her gün bize yeni sürprizler sunuyor...Kimi iyi... kimi kötü...Olaylar temmuz ortalarında başladı...Kardeşimi iş yerinden aramıştım, sesi iyi gelmiyordu..."Sesin kötü geliyor, bir sorun mu var?"...
15.06.2008Bilirsiniz; “İnsan yedisinde neyse, yetmişinde de odur”, diye bir Atasözü vardır. Kendime bir türlü uyarlayamadığım bir sözdür. Beni eskiden de tanıyan insanların, yorumlarından hep...
4.06.2008Kızım bir hafta önce“canım bisiklete binmek istiyor anne, çok canım çekti...”diyince, hiç hesapta yokken uygun bulursak sana bisiklet alalım dedim... Aslında bir bisikleti var,...
24.04.2008Günler öncesinden kendimi nadasa aldım. Gündelik, yemek, temizlik, ödemeler, alışveriş gibi zorunlu işler dışında, kendimi dinlendiriyorum. Kafamı dağıtmamı sağlayan belli bir bilgisayar oyunu oynuyor,...
2.03.2008Annesi ona hamileyken kız olacağını düşünmüş... Erkek olunca, çok heveslendiği için kız gibi giydirmekte bir sakınca görmemişti... 5 yaşındaki Mustafa resimleri vardı...
13.02.2008Beynimde üç film ismi:Yatağımdaki DüşmanKızım Olmadan AslaGüllerin SavaşıBol acılı boşanma davamın, bir türlü bitmeyen aşamalarından geçerken, aklımda bu üç başlık... Oysa ‘yatağımdaki düşman’la ‘kızım olmadan...
12.01.2008 “Sen hep böylesin işte, Prenses hazretleri...Ne zaman bir şey istesem, işin vardır. Hiç annene zamanın olmadı...Arkadaşlarınla gülüp eğlenirsin, bana gelince surat bir karış...Beni herkes...